Ağrıdağı Efsanesi

Ağrıdağı Efsanesi

Yaşar Kemal / May 27, 2019

A r da Efsanesi Bir a k destan olan A r Da Efsanesi geleneklerini Mahmut Han a kar savunan Ahmet ile G lbahar aras ndaki a k konu al r Efsanelere ve halk s ylencelerine y rekten ba l Ya ar Kemal in bu roman insan p

  • Title: Ağrıdağı Efsanesi
  • Author: Yaşar Kemal
  • ISBN: 9789750807413
  • Page: 264
  • Format: Paperback
  • Bir a k destan olan A r Da Efsanesi geleneklerini Mahmut Han a kar savunan Ahmet ile G lbahar aras ndaki a k konu al r Efsanelere ve halk s ylencelerine y rekten ba l Ya ar Kemal in bu roman , insan psikolojisinin derinliklerini de i erir Ya ar Kemal Anadolu nun hak edebiyat yla al veri i indeyken ba lad yazmaya Ger ek bir yazar oldu u i in de dilin duyarl Bir a k destan olan A r Da Efsanesi geleneklerini Mahmut Han a kar savunan Ahmet ile G lbahar aras ndaki a k konu al r Efsanelere ve halk s ylencelerine y rekten ba l Ya ar Kemal in bu roman , insan psikolojisinin derinliklerini de i erir Ya ar Kemal Anadolu nun hak edebiyat yla al veri i indeyken ba lad yazmaya Ger ek bir yazar oldu u i in de dilin duyarl ndan, iirsel destan n tek kahraman olan T rk halk n n k lt r nden esinlenmesini bildi Jeliha Hafsia, La Presse, Tunus Ya ar Kemal in roman Tolstoy un ap na ve Dickens in canl l na sahiptir Manchester Guardin, ngiltere Ya ar Kemal de b y k bir romanc n n b t n nitelikleri var British Books, ngiltere Zengin, renkli ve zekice bir netlikle bezenmi bir slup ve yazd her kelime sert, cilalanm , ayr ks ve bir bu day tanesi gibi potansiyel olarak retken Irish Times, rlanda Kitab n g zelli izengin iirsel dilinde, efsane ve mit duygusunda yat yor Sunday Telegraph, ngiltere Ya ar Kemal, ehrazat klasman nda bir masal anlat c Daily Telegraph, ngiltere arka kapak

    • [PDF] Download ✓ Ağrıdağı Efsanesi | by ☆ Yaşar Kemal
      264 Yaşar Kemal
    • thumbnail Title: [PDF] Download ✓ Ağrıdağı Efsanesi | by ☆ Yaşar Kemal
      Posted by:Yaşar Kemal
      Published :2018-09-10T00:46:32+00:00

    About "Yaşar Kemal"

      • Yaşar Kemal

        Ya ar Kemal was born as Kemal Sad k G k eli in 1926 in the Hemite village of Kadirli, Osmaniye, where his family, originally from the village of Ernis present day nseli near Lake Van, had settled after a long period of immigration caused by the Russian occupation during World War I The year of his birth is recognized as 1923 in some biographies After having left secondary school in his final year, he worked as a farmhand scribe, chief farmhand, substitute teacher, library officer, truck driver, and paddy inspector In the early 1940s, he came into contact with leftist artists and writers such as Pertev Naili Boratav, Abidin Dino, and Arif Dino he was imprisoned for political reasons for the first time when he was 17 years old In 1943, Kemal published his first book A tlar Ballads , a compilation of folkloric themes After completing his military service, he traveled to stanbul in 1946 and worked as a gas control inspector at the French Gas Company In 1948, he returned to Kadirli and worked for some time as a paddy inspector and later as letter writer for illiterate citizens He was arrested in 1950 for allegedly propagating Communism and served time at the Kozan Penitentiary After his release in 1951, he went back to stanbul and worked at Cumhuriyet newspaper between 1951 and 1963 as a short feature and interview writer under the penname Ya ar Kemal Meanwhile, he published his first book of short stories Sar S cak Yellow Heat in 1952 and nce Memed Memed, My Hawk , which has been translated into than forty languages, in 1955 In 1962, he joined the Worker s Party in which he served as member of the executive board and member of the central executive board He was prosecuted a number of times due to his writings and political activities He was among the cofounders of the weekly political magazine Ant in 1967 He participated in the creation of the Writers Trade Union of Turkey in 1973 and served as its first chairman in 1974 75 He was also the first president of the PEN Writer s Association founded in 1988 Due to an article he published in Der Spiegel in 1995, he was tried at the State Security Court of stanbul and was acquitted The same year he was sentenced to prison for 1 year and 8 months for an article he published in Index on Censorship, but his sentence was postponed With his amazing imagination, grasp of the inner depths of the human soul, and lyrical narrative, Ya ar Kemal became one of the leading name not only of Turkish literature, but of world literature as well Translated into than forty languages, Ya ar Kemal is the recipient of many awards in Turkey and than twenty international awards including Prix mondial Cino del Duca, Commandeur de la L gion d Honneur de France, Commandeur des Arts et des Lettres of the French Ministry of Culture, Grand Officier de la L gion d Honneur de France, Premi Internacional Catalu a, Peace Prize of the German Book Trade, as well as seven honorary doctorates five in Turkey and two abroad The last award Kemal received was the Bj rnson Prize given by the Norwegian Academy of Literature and Freedom of Expression Bj rnson Academy on November 9, 2013 Ya ar Kemal died in stanbul on February 28, 2015.


    867 Comments

    1. کوه بلند و زیبای آرارات که در زبان کُردی «چیای آگری» خوانده می شودچیا به معنی کوه و آگری به معنای آتشین استاین کوه نام های مختلفی دارد؛ در زبان ارمنی به آن «مازیک» یا «میسیس» می گوینددر ترکیه به آن «آغری داغ» بمعنی کوه آغری گفته می شود که احتمالا آغری از همان آگری گرفته شده است [...]


    2. Ağrıdağı Efsanesi = The Legend of Mount Ararat, Yaşar Kemalتاریخ نخستین خوانش: سی و یکم ماه دسامبر سال 1977 میلادیعنوان: افسانه آغری (افسانه کوه آغری)؛ نویسنده: یاشار کمال؛ مترجم: رحیم رئیس نیا؛ مشخصات نشر: ت‍ه‍ران‌: دن‍ی‍ا‏‫، 1356؛ در 195 صهر سال آنگاه که بهار گل میدهد، چوپانهای آغری از چهارسو راه میاف [...]


    3. O kadar huzunlu, oyle buyuluydu ki. Bir solukta okudum. Ne guzelmis eskiye dair toreler, canverip emaneti vermemek Ne kadar dogal, ne kadar temizmis tum duygularNadirdir bir incelememe alinti koymayisim. Agridagi Efsanesi'ne de tek bir alinti bile eklemeyecegim. Her sayfasi, her satiri altin degerinde Okumadan ölmeyin!


    4. Aşkın ve başkaldırının masalıdır. Sevdiğinin birkaç tel saçı için ondan ve canından vazgeçenin anlatıldığıdır.



    5. Muhteşem bir masal. Hiçbir şey için değilse bile Lalü Ebkem gibi estetik bir kelimeyle karşılaşmak için okunmalı. Anlatımın güzelliğini hangi kelimelerle anlatmalı bilemiyor. O küp gölünün can vericiliği , Ağrı Dağının ihtişamı başka bir şekilde anlatılamazdı herhalde. Bu güzelliği elden ele, nesilden nesle dolaştırmak gerek. Bin Bir Gece Masalları bu anlatımın yanında kocaman bir hiç kalır dengesizliğini de yapıyor olmayı göze alabilirim. Seviyorum [...]


    6. İlk olarak, Yaşar Kemal'in üslubunu efsane anlatımına oldukça uygun buldum bu sayede kitabı okuması gayet keyifliydi. İkincisi, insanlığın kokuştuğu şu günlerde onurlu insanların çoğunlukta olduğu bir hikayeyi okumak adı efsane bile olsa iyi hissettirdi. Ve üçüncüsü de, Ağrı Dağı betimlemeleri gerçekten ilgi çekiciydi, bir haftasonu Van'a gitmeyi düşündürdü. Bu nedenlerle kitabı sevdim.Kitapta hoşuma gitmeyen nokta, yazarın bir iki yerde, propaganda yapaca [...]


    7. Yalnızca bir aşk hikayesi değil, aşığa aşık olan bir ötekinin hikayesi; dininden, görünüşünden dolayı dışlanmışın hikayesi ve kalabalıkların sessizliğinden, sadece bir arada duruşlarından bile tehditkar anlamlar çıkaran erk sahiplerinin hikayesi ve masalı da olmuş elbette. Yeni kelimeler öğrendiğim kitapları ayrı bir seviyorum. Bu kitap da öyle güzel örneklerden biri benim için.


    8. Ya Türkçe yazmasaydi? Okunan çeviri eserlere karşı şüpheyle bakılmalı! Modern çağın destancısı Yaşar Kemal! Betimlemeyi nakış nakış dokumuş, onun gören tek gözü bir başka bakıyor İnanılmaz, betimleme ustası


    9. Mahmut Han o gece sabaha kadar uyuyamadı,sarayın içinde döndü durdu ve düşündü.Ölümü ve hayatı düşünüyordu. İnsanları, şu dağlardan, ovalardan kopup gelen kalabalığı düşünüyordu. Bunlar bir erkek ve bir kadının mutluluğu için bir araya toplanmışlardı. Dışarıdan bakınca öyle görünüyordu.Ama bunun altında çok şey vardı.Yüz bin yılın başkaldırma duygusu vardı.Şu konuşmayan, kıpırdamayan öfkeBir delikanlıyla bir kızın sevdasını bahane ed [...]


    10. Açıkçası hikaye Osmanlı düşmanlığı ve bölgede yaşayan kimliğini vurgulamaktan başka bir yere gidememiş. O yüzden efsane dedikleri konuya duygulanamıyorsunuz bile. Hissedemiyorsunuz ki üzülüp, sevinesiniz. Yani işin açığı siyasi söylem de araya sıkıştırayım derken bir aşk hikayesini tüketmiş. Dürüst olayım Nfk’nın ‘’Sabır Taşı’’ bu tarzda olmamasına rağmen daha sağlam bir anlatışa sahip. Efsane değil mi? Halk hikâyesi değil mi sonuçta? K [...]


    11. "Dağın sırtına, karlı yüreğine diz çöktüm Büyük sevdalara yüreğini açmış dağın aydınlığına, ışığına diz çöztüm. Ulaşılmaz öfkenin türküsünü söyledim. Karanlık bulutun altına, başımı döndüren kokunun içine diz çöktüm. Uçsuz bucaksız, dağdan akan bir ulu yalım selinin üstüne diz çöktüm. Üç kere seslendim dağa, üç kere seslendim bin yıllık bahar toprağının yüreğine, üç kere seslendim bin yıllık sevda toprağının kulağına [...]


    12. Muhteşemdi. Dili ayrı güzeldi, kurgu ayrı güzeldi, çizimler ayrı güzeldi. Benim bu denli yüreğime dokunabilen bir yazar olmuştu bugüne dek, ikincisi de Yaşar Kemal oldu. Hikayeyi okurken sanki okur gibi değil de Sofinin dizinin dibinde ondan dinliyormuş gibi hissettim. Kurgu tamamen Yaşar Kemal'den mi yoksa uyarlama mı bilmiyorum ama her şeyiyle harikaydı. Karakterleri de çok sevdim ama bu sanırım Yaşar Kemal'in anlatım biçiminden dolayı böyle oldu, başka türlü sevm [...]


    13. The pasha of Beyazit, Mahmut Khan, puts a member of a mountain tribe, Ahmet, in prison because of a conflict about a horse.One af the daughters of the pasha, Gülbahar, falls in love with Ahmet.When the pasha annouces the beheading of Ahmet, all the tribes under his control rise in revolt. They feel that they are invincible and can bring the tyrant down if they stay united (love each other). But is love (symbolized by the steamy affair between Ahmet and Gülbahar) stronger than dissent?You can f [...]


    14. Yaşar Kemal, eserlerini okumayı ertelediğim bir yazardı. İsmini duyunca birçok kişi saygı duruşuna geçiyor, bu yüzden beklentim yüksekti ancak kitaplarının konuları itibariyle pek de ilgimi çektiği söylenemez. Yine de bir eserini okumak istedim. Ağrıdağı Efsanesi de hem kısa olması hem de ünü nedeniyle seçtiğim kitap oldu.Kitap, kısa bir masal. Yörenin tasviri çok güzel yapılmıştı. En sevdiğim karakter Memo'ydu. O nasıl güzel sevmekti öyle. İçim acıdı [...]


    15. okudumdanoldu/2013Yaşar Kemal'i okuyup da sevmeyen bir Türk var mıdır acaba? Hiç sanmıyorum. Şimdilerde Türk demek de suç oldu ya, hadi Anadolulu diyelim; en nihayetinde bu toprağın insanını anlatıyor. Dedesi veya dızdığının dızdığı hangi soydan gelmiş pek önemli değil.Bu incecik kitap yine çok sürükleyiciydi. Tatlı bir aşk hikayesi gibi özetlenebildiği kadar gezi olaylarında da gördüğümüz gibi halkın galeyana gelip zorba beyi yola getirmesi de, efsane de [...]


    16. Ağrı Dağı Efsanesi, insanı insan yapan değerleri gösteriyor. Bu değerler artık çoğu zaman elastik ve bulanık şekilde koyuluyor ortaya. Bu yumuşama psikolojik süreçlere bağlanıyor. Ama Yaşar Kemal kabul etmiyor bunu. Gösterişin, kibrin, saldırganlığın sefilliğini gösteriyor bize. Bununla kalmayıp bunlara neden olan psikolojik durumların sefilliğini de gösteriyor. Yaşar Kemal'in böyle kısa bir kitapta, psikolojik, tarihsel, kültürel ve daha birçok yönden ne ka [...]


    17. Yaşar Kemal'in mükemmel akıcılığı ile o zamanın gelenek ve göreneklerini işleyen çok güzel bir eser ortaya çıkmış. Aşk için ölümün, sadakatin ve bir çok güzel duygunun yoğunluğunu en içten duygularla hissedebiliyorsunuz. Kitabın arka kapağında da bahsedildiği üzere eser, Yaşar Kemal'in dünya genelinde bir roman yazarı olduğunu kanıtlar nitelikte.



    18. Yaşar Kemal Türkçe yazdığı için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum, evrensel bi dili anlatım gücü, zenginliği varMüthiş bi masaldı, herkese tavsiye ediyorum.


    19. Yaşar Kemal, uzun süre okunmadığında kendisini en çok özleten yazarların başında gelir kanımca. Onun gözüyle bakmaya başladığınızda, sevgi virüsü bir kere girdiğinde kanınıza, artık iflah olmazsınız. Anadolu'nun her karış toprağını aynı sevgi bağıyla anlatır, anlattığı her karışı çok ayrı sevdirir. Yaşar Kemal her kitabıyla halkı biraz daha vatanına bağlar, düğüm üstüne düğüm atar. Bu kitap da o düğümlerden biri. Tek solukta okunacak, ma [...]




    20. "Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar." ~Ağrıdağı Efsanesi


    21. Öyle güzel betimlemeleri var ki bu kitabın, insan dağın yelini duyuyor okurken, öfkesini hissediyor. Öyle yalın, öyle güzel."Gün Ağrının yamacına yapışmış, öyle duruyordu. Kırmızı, soğuk İnceden, dağdan aşağı bir yel esiyordu, soğuk, kırılır gibi Çıtır çıtır eden bir yel.""Lanetli Ahuri toprağına diz çöktüm. Bin yıllık sevda toprağına, bin yıllık bahar toprağına diz çöktüm. Üç kere seslendim. Üç kere ulu dağ sesime karşılık verdi. So [...]


    22. Set during the time of the Ottoman Empire in Eastern Turkey, this novel tells the story of a pasha's daughter who falls in love with a mountain villager who is in her father's dungeon for stealing a horse. Beautifully written, it wonderfully evokes the place where it is set. It also provides some insight into village life in the mountains at that time, and the clash between the villagers and the Ottoman authorities.


    23. Gerçek bir efsane.Başlıyor ve hiç ara vermeden bitiriyorsunuz kitabı. Efsaneye Abidin Dino'nun çizimleri eşlik ediyor. çok güzel bir kitap. Bir Ahmed var. Ağrı'da, köyde yaşıyor. Bir gün Ahmed'e bir at geliyor. Nerden gelir, kimin atıdır belli değil. Ne yaptıysa at Ahmed'i terketmiyor. Ahmed 'de söz veriyor ne pahasına olursa olsun attan asla vazgeçmeyeceğine.Ama gel gör ki at Paşa Hazretlerinin atı. Gün geliyor Paşa Ahmed'i buluyor ve atını geri istiyor. Tabi atı [...]


    24. Ben kanaat getirdim ki bazı kültürel gelenekler esfeli safilini şanlayıp efsaneleştirirken, diğerleri de eşrefi mahlukatı anlatır. bu öyküdeki karakterlerin her biri, Memo, demirci hüseyin, kervan şeyhi, gülbahar, hoşap beyi, bizim yazınımızın ikinci gruptan olduğunu gösteriyor. 70 yaşında elinden kuranı kerim düşmeyen anneannem, yaşar kemal için hayret ve saygıyla "bu adam nasıl komünist?" derken belki de bu hakikate dokunuyor.


    25. Sevda icin insan bir cok sey yaparmis. Bir yonde bunun gostergesidir bu. Peki ya bir insan icin tore ve kulturu sevdasindan ustun mudur? Eger ustunse bu nasil sevdadir, asktir? Eger ustun degilse, gurur ve serefle bir tuttugumuz kulturun degeri nerededir? Asil soru sudur belki de, gururumuz sevdamizin onunde midir?Guzel bir anadolu hikayesi. Filmi de cevrilmistir.Yasar Kemal betimlemeleri kendini yine gosteriyor ve etkiliyor. Olayi yasiyoruz.


    26. Yaşar Kemal'den yörenin diliyle kaleme alınmış, masalsı anlatımıyla sizi büyüleyen mükemmel bir eser. Gelenek ve göreneklerini bir Paşaya karşı savunmaya çalışan bir köy halkının hikayesi anlatılır, öyle de güzel anlatılır ki, Ahmet'in cesaretini, Gülbahar'ın aşkı uğruna deli divane çözümler arayışını, Memo'nun sevdasını kalbine gömüp, kendini feda edişini kıskanırsınız. Sofi'nin kavalı kulaklarınızdadır, Ağrı Dağı ise karşınızda.


    Leave a Reply